Beni Takip Edin
Arama Yap
Beni Takip Edin
Arama Yap
Saman Alevi ve Geriye Kalan Maskaralık
Gökyüzünü tutuşturacakmış gibi gece karanlığında yükselen saman alevi

Saman Alevi ve Geriye Kalan Maskaralık

Özet:

Saman alevi öyle bir parlar ki sanırsın yıldızlar yanacak; söndüğünde ise zifiri karanlık kalır. Gösterişli ama köksüz olana kapılma yanılgısı üzerine.

Gece en koyu halini aldığında, insanın gözü en küçük kıvılcıma bile muhtaç kalır. Karanlık büyüdükçe, ışığa duyulan açlık da insanın muhakemesini bulandırır. İşte tam o anlarda, kuru bir saman yığınına düşen tek bir kıvılcım, olduğu yerden devasa bir gürültü ve göz kamaştırıcı bir kızıllıkla yükselir.

Saman alevini bilir misin?
Öyle bir parlar ki, sanırsın yıldızlar yanacak…
Söndüğünde ise zifiri karanlık…
Atalarımız der ki; saman alevine sevinenlerin maskaralığı yanına kâr kalır.

Bu birkaç cümle, aslında insan doğasının en eski zaaflarından birini; gösterişli ama köksüz olana kapılma yanılgısını tüm çıplaklığıyla yüzümüze vurur.

Saman alevi sabırsızdır. Meşe odunu gibi için için yanmayı, kor olmayı, saatlerce aynı sıcaklığı vermeyi bilmez. Onun bütün hüneri ilk birkaç saniyededir. Parladığı anda öyle bir boy gösterir ki, etrafındakilere bir devrim başlattığını, karanlığı sonsuza dek yendiğini, hatta gökteki yıldızları bile tutuşturacağını düşündürür.

Oysa ne bir tencere kaynatabilir ne de üşüyen bir çift eli gerçekten ısıtabilir. Özü boştur; hacmi büyük, ağırlığı yoktur. Kendi gürültüsüyle büyür ve kendi hızıyla tükenir. Alevin en tepeye ulaştığı an, aslında sönmeye en yakın olduğu andır.

Sözün en can alıcı kısmı, alevin kendisinden ziyade o aleve aldanan insanları işaret eder: “Saman alevine sevinenlerin maskaralığı yanına kâr kalır.”

Bir de bu sahte parıltıyı gerçek bir güneş sanıp etrafında toplananlar, şenlik havasına girenler, o geçici ışığın verdiği özgüvenle göğsünü gere gere naralar atanlar vardır. Geçici bir rüzgârı arkasına aldığında kibre kapılanlar, anlık bir gücü kalıcı bir kudret sanıp haddini aşanlar ya da parlak bir vaadin büyüsüne kapılıp tüm gemileri yakanlar… Hepsi o devasa alevin hiç sönmeyeceği yanılgısıyla hareket eder.

Saman alevi gibi parlayan büyük bir ateşin önünde kollarını açmış insan silueti

Fakat saman bittiğinde sahne bir anda kararır. Üstelik bu yeni karanlık, alev yanmadan önceki karanlıktan çok daha ağırdır; çünkü göz bir kez o sahte parlaklığa alışmış, kamaşmıştır. Işık çekildiğinde geriye ne sıcaklık kalır ne de yol gösteren bir iz. Sadece zifiri karanlığın ortasında, az önce o boşa yanan ateşin etrafında yaptığı taşkınlıklarla, söyledikleri büyük sözlerle ve sergiledikleri gülünç hallerle kalakalmış insanlar…

Bugün etrafımıza baktığımızda saman alevinin sadece tarlalarda değil, hayatın her alanında parlayıp söndüğünü görmek zor değil:

  • İnsan İlişkilerinde: İlk günlerde göğü yere indirecekmiş gibi başlayan, büyük yeminler ve abartılı gösterişlerle parlayan ama ilk zorlukta geriye bir avuç soğuk kül bırakıp çekilen hevesler.
  • İş ve Güç Dünyasında: Emekle, bilgiyle ve sabırla inşa edilmemiş; anlık fırsatlarla, rüzgârın yönüyle ya da sadece gürültü çıkararak elde edilmiş makamlar ve başarılar. Rüzgâr dindiğinde, o güce güvenip çevresine tepeden bakanların düştüğü trajikomik boşluk.
  • Dijital Çağda: Her gün bir yenisi parlatılan, “dünyayı değiştirecek” denilerek kitleleri peşinden koşturan ama birkaç hafta sonra adını bile kimsenin hatırlamadığı sahte gündemler ve vitrin hayatlar.
Saman alevi gibi gece karanlığında gökyüzüne doğru yükselen kızıl alevler

Kor Olabilmenin Ağırlığı

Gerçek değer, saman gibi bir anda parlayıp gökyüzüne kafa tutmakta değil; meşe kömürü gibi sessizce, duman çıkarmadan, gösterişe kaçmadan kor olabilmektedir. Kor ateş uzaktan bakıldığında yıldızları yakacakmış gibi görünmez, gözleri kamaştırmaz, etrafına sahte kalabalıklar toplamaz. Ama yanına yaklaşanı gerçekten ısıtır ve gece boyu sönmeden sabaha çıkarır.

Hayatta hangi ateşin etrafında durduğumuza, hangi parıltıya sevinip alkış tuttuğumuza dikkat etmek gerekir. Çünkü göğü aydınlatacakmış gibi parlayan her gürültülü başlangıç, ardında derin bir karanlık bırakma ihtimalini taşır; o karanlık çöktüğünde ise insanın elinde yalnızca, ciddiye aldığı o sahte ateşin uğruna düştüğü gülünç durum kalır.

 

Makale Yazarı
Harun Uysal
Yorum Yap

1 yorum
Harun Uysal

Harun Uysal

Ufak şeylerle mutlu olabilen iyimser ve her durumun olumlu tarafından bakabilen birisi.

İnstagram

Instagram has returned empty data. Please authorize your Instagram account in the plugin settings .